4 Haziran 2012 Pazartesi

Karşındaki gördüğün kadar olmaya bilir......

Bir gün karşında olan kişilerin aslında geride kalması gerektiğini anladığında sen geride terk edilmiş ,onlar seni umursamayan yanılsamalar olur çıkar. Her zaman bencil kişi sayısı çok fazladır. Bunu değiştirmek istesen bile asla değiştiremez ve kalırsın öle sen ayakların çamurlara bulanmış asla kurtulamaycak ^Ruhlar kentine hoşgeldin ! ^ mısraları dökülür gözlerinden.

Doğrularınız vardır sizlerin , kabul etmeniz yetmez başkalarına dayatırsınız bu doğruları. Kabul edilemeyecek bile olsa umursamaz tavırlarınızı burda da sergilemekten asla geride kalamıyorsunuz. Bir de üstüne asla kabul etmeyenler var ise işte o anda siz sizden geçip gidiyorsunuz ve karşınızda duran en parlak ışık dahi olsa siz bunu asla kabul etmeyip çamurlamaktan ileriye gidemiyorsunuz. Sizler bu kadar alanın içine sıkışıp kalmış düşünce dışı yaratıklar topluluğunuz. neyin kararını vere bilirsiniz ki ?

Ezmek veya ezip geçmek vicdan olgusuna bağlı ise asla ileri gidemiycek herzaman basamak olarak kalıp kamburunuz ile çöküp gidiceksiniz. Zordur bunu kabul etmek korkarsınızda kabul etmeye , çünkü sizler korkularınızla ölmeye meğilli eğitimlerden geçtiniz. Sizin asla başınız dik olmadı herzaman boynunuz yerlerde gezdiniz. Başlarınızı kaldırmak isteyenleri lekelediniz o kadar fazla korktunuz ki ne seve bildiniz , ne aşık ola bildiniz sizler nede insan olabildiniz. Bakıldığında insana benzeseniz bile asla insan olamadınız.

Bedenlerinizi sunduğunuz sizin ego bekçileriniz sizinle kalıcaklarının garantilerini kim verdi ? Kendi doğrunuzu bu kadar benimserken başkasının size verdiği sözümü tutucaksınız aklınız da ? Komik olma aşamasında dahada iğrenç halde olduğunuzu biliyorsunuz değil mi . Bazen sizleri izlerken bu kadar kör nasıl yol alabildiğinizi düşünüyorum. Şaşırıyorum da bazen ancak sizleri ilerleten sanırım üzerinize serpilmiş sperm kalıntılarının yapışkanlığının çekişi. Kimbilir belkide çok farklı bir yerden aldınız tartışıla bilecek olan bir kavram.

Şimdi kendinizden iğrenmediğiniz kadar iğrene bilir. Kendinizi üstün tutmak için yaptıklarınızla belki grur duyar belki derin nefeslere bağışalr belkide fahişe olmanızın her yılını ayrı bir bacak açmayla kutlarsınız. Peki siz kendilerini basamak yapan vicdan kapıları sizler ölümü eğik bir vucutlamı karşılıycaksınız ? Asla size sunulmayan ama hakkınız olanı onlaramı bırakıcaksınız.

Baş kaldışınızın ihtişamı olmalı ki ne eğidiğinden utanasın neden vizdanını atıp fırlattığına.

Sizler sadece ast üst ilişkisine gebe kalmış bir toplumun ya dışkıları olup ölüceksiniz yada o toplumu red edip kendinizi yaratıcaksınız. Seçim alanına girişiniz kutlu olsun ne olcağını bilmeyen şu anki benlik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder