''Bir okula alışılmış sınıf arkadaşların gruplaşmış olduğu bir
sınıfa sonradan gelirsiniz çok fazla başınızın ağrıdığını biliyor muydunuz?''
Meltem
çok fazla konuşurdu her şeyden ama her şeyden konuşur ve baş şişirmede üstüne
kimseyi tanımazdım sanırım. İlk okul üçüncü sınıfın yarılarında artık sınıfa
alışmış hepsinin geri zekâlı olduğuna tam anlamıyla karar vermiştim. Çok fazla
uzakta durmak istesem de annemin ;
- Arkadaş edin !
Baskısı da bir o kadar sıkıcı, can sıkıcı olmaya başlamıştı.
Öğretmenimiz sürekli şu popüler denen kızla uğraşmayı tercih eder onun dışında
soruları kabul etmezdi. Bir şekilde devam eden günler bahçeye çık konuşmaları
dinle katıl kantinde sıra eve dön ödev babamın sürekli değiştirdiği kanallara
bak dur .
( Tabi o zamanlar uydu yayını yok durum şöyle
– Çık çatıya anteni çevir ben bağıracağım düzgün mü değil mi
? Atraksiyonlara gell )
Yavaş yavaş havalar ısınmış kızlar olmayan göğüslerine
rağmen nedensiz mavi olan okul formasını ( yaka takılan eski tip ) yakasını
çıkarınca dekolte vermiş gibi gezmeleri başladı . İlerde bu benim için zor bir
atlatma süreci olacak. Kızlarla anlaşamadığımı zaten biliyordum erkeklerle daha
iyi kaynaşmış ve onların yanında daha rahat konuşup gülmeye başlamıştım. O
zamanlar hiç fark etmediğim bir durumla karşılaştım kıskançlık, kin, dedikodu.
( Ulen ne salak karılar var lan) . Kızlar konuşmamaya erkek sever demeye
başlamışlardı. Erkek sever neydi lan diye sorgularken içim sıkılmaya ve
ağlamaya başlamıştım çok . Kızlar böle diyor diye değil ağlamamın nedeni nasıl
böle bir dünyada olduğumun acısıydı sanki. Gözlerim kızarırdı gözyaşlarım
eşitliğini korur burnum akar ve ben asla peçete kullanmazdım. ( Burunu mu
silmediğim anlamına gelmesin ) İşte o zamanlarda ilerledikçe yaşamımda bunun ne
demek olduğunu çok iyi anlayacaktım.
Bir
şekilde yaz tatili geldi okul kapandı mutluluk. Karnem düzgün annem mutlu gururlu
bende uykumla mutluydum. Teyzemler ve bizim aile 1 haftalığına gümüldür e
denize gidecekmiş! LAN BEN YÜZME BİLMİYORUM !!!