6 Temmuz 2015 Pazartesi

Ben bugün büyümesem de sen benimle devam edecek misin ? (2.)



                  

                      ''Bir okula alışılmış sınıf arkadaşların gruplaşmış olduğu bir sınıfa sonradan gelirsiniz çok fazla başınızın ağrıdığını biliyor muydunuz?''



                  Meltem çok fazla konuşurdu her şeyden ama her şeyden konuşur ve baş şişirmede üstüne kimseyi tanımazdım sanırım. İlk okul üçüncü sınıfın yarılarında artık sınıfa alışmış hepsinin geri zekâlı olduğuna tam anlamıyla karar vermiştim. Çok fazla uzakta durmak istesem de annemin ; 
-                                                                                                                                                                      Arkadaş edin !

Baskısı da bir o kadar sıkıcı, can sıkıcı olmaya başlamıştı. Öğretmenimiz sürekli şu popüler denen kızla uğraşmayı tercih eder onun dışında soruları kabul etmezdi. Bir şekilde devam eden günler bahçeye çık konuşmaları dinle katıl kantinde sıra eve dön ödev babamın sürekli değiştirdiği kanallara bak dur .

                                                                        ( Tabi o zamanlar uydu yayını yok durum şöyle
– Çık çatıya anteni çevir ben bağıracağım düzgün mü değil mi ?     Atraksiyonlara gell )


                     Yavaş yavaş havalar ısınmış kızlar olmayan göğüslerine rağmen nedensiz mavi olan okul formasını ( yaka takılan eski tip ) yakasını çıkarınca dekolte vermiş gibi gezmeleri başladı . İlerde bu benim için zor bir atlatma süreci olacak. Kızlarla anlaşamadığımı zaten biliyordum erkeklerle daha iyi kaynaşmış ve onların yanında daha rahat konuşup gülmeye başlamıştım. O zamanlar hiç fark etmediğim bir durumla karşılaştım kıskançlık, kin, dedikodu. ( Ulen ne salak karılar var lan) . Kızlar konuşmamaya erkek sever demeye başlamışlardı. Erkek sever neydi lan diye sorgularken içim sıkılmaya ve ağlamaya başlamıştım çok . Kızlar böle diyor diye değil ağlamamın nedeni nasıl böle bir dünyada olduğumun acısıydı sanki. Gözlerim kızarırdı gözyaşlarım eşitliğini korur burnum akar ve ben asla peçete kullanmazdım. ( Burunu mu silmediğim anlamına gelmesin ) İşte o zamanlarda ilerledikçe yaşamımda bunun ne demek olduğunu çok iyi anlayacaktım.
               


               Bir şekilde yaz tatili geldi okul kapandı mutluluk. Karnem düzgün annem mutlu gururlu bende uykumla mutluydum. Teyzemler ve bizim aile 1 haftalığına gümüldür e denize gidecekmiş!   LAN BEN YÜZME BİLMİYORUM !!!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder