Her an atılan adımların temelini saran umutların bir bir çekilip alınmasına rağmen devam edenler vardır elleri üzerinde bu hayatta yoluna..
12 Mayıs 2015 Salı
Ben bugün büyümesem de sen benimle devam edecekmisin ?
'' Başlangıç için epey bir eskiye gitmek gerek sevgiyi arayışa kadar inmek gerek . Ne zaman sevgiyi hissetmeye başladığımızı hatırlamak için doğum anına mı inmek gerek acaba. Sevgi tohumu olanların sayısı yıllar geçtikçe azalırken yalan sevda kurşunu olan çocukların sevgi anlayışı nerelerde acaba ? Bu kadar derinden gelirken başlangıcı yakalamak emin değilim.''
Gözlerimi açtığım da minik parmaklarımı hatırlıyorum yeşille yeni buluşmuş olmanın verdiği bir heyecan kaplamıştı içimi. Hafif bir nemlilik ile içim ürpermişti üşüyordum , bu duyguyu da yeni keşfetmişken keyfini sürmem gerektiğini anlamam fazlada zamanımı almamıştı. Güneş yakmıyor ama ısıtması gayet iyi idi. Bakıyordum bir birinden uzakta duran iki dut ağacına aynı türden olup neden uzakta olduklarını düşünürken buldum kendimi. Sorum ile etrafımdakileri şaşırtsam bile aldığım cevap nedense çok canımı yakmıştı.
* Biri dişi biri erkek yan yana büyüyemezlermiş o yüzden ayrı ayrı ekmişler....
O an da sarsıldım sanırım gözlerim dolmaya başladı ama anlatamadım baktığım da bir birlerine yakışan iki varlıktı ama ayırmışlardı işte o zaman anlamalıydım belki de sevginin buluşulması en zor duygulardan olduğunu.
Yıllar geçtikçe buna daha çok şahit olmaya daha çok yaşamaya başlamıştım. Ölümler oluyor , ağlanıyor , unutuluyor , doğumlar oluyor bayram havası sarıyor etrafı. Anlamsızlaşan her şey arka arkaya sıralanmış çok zor birbirine kilitlenen zincirler gibiydi sanki. Gözlerimden akan giden yaşlar her zaman tuz tadındaydı yanaklarımı yakarak dudak kenarıma değer ve aynı anda akmaya meyilli gibi çenemin altında toplanırdı. Zincirlerin bu kadar sağlam olmaması canımı yakıyordu aslında söyleyemedim. Çocuktum bakıldığında minik elli minik yüzlü hastalıklı gibiydim bazı anlarda zorla öğle uykusuna yatırılan ve bunu kitap okuyarak geçirmeye çalışan hastalıklı çocuk o bendim. Tek bir kitap vardı RAPUNZEL uzun saçlı tek başına o kulede kalan defalarca okusam bile yine aynı heyecan yine aynı merak gariptim de sanırım ben.
Artık iyice serpilmiştim öle diyorlardı * Kocaman kız oldun sen... bunu anlayamıyordum kocaman olmak neydi ki ? Kocaman olmam için bilgi yükümün olması gerekmez miydi ? Kocaman olmak boyunun uzaması okuldaki sınıfının artması mı idi ? Okuldaki bilgiler nedensiz şekilde gereksiz gelirdi.. ( aslında hala öle geliyor bir yere kadar ) Hadi ama sizlerde böle hissettiniz elbette bir yerde. Cinsiyet kavramım asla olmamıştı aslında ilk önce bana erkek - kız -adam-kadın ve benzeri şeyler aktarılmaya başlandı ve ben bunu hep garip buldum evet biliyorum duyuyorum sen garipsin diyorsunuz ... Yıllar geçmeye devam ediyor. İlk kez alınan zayıflar , ilk kez atılan tokat ve can çekişmeler büyüyordum...
Orta okula geçtiğimde okulumu değiştirmem gerekti taşınmıştık. Yeni kişiler yeni ev yeni okul. Korkuyordum hala hatırlıyorum o korkuyu annemin ,
* Kızım sınıfının sırası bu hadi arkadaşlarının yanına git ...
Arkadaş mı ? tanımıyordum hiç birini nasıl arkadaş olabilirdim ki ? O an da hiç hissetmediğim bir şeyle karşılaştım merak ile olan bakışın nasıl bir hissi olduğunu soruları anlamıştım
* Kim bu ?
* Neden bu sırada ?
* Salak kız yanlış sıraya girmiş *** gülüşmeler***
Ben salak kız olarak sınıfa giriş yaptığımda alışılmış bir sınıf sırası alışılmış bir grup ve kişiler vardı. Bir dakika salak ben değilim sizsiniz kaba çocuklar . Düşünmüş ama söylememiştim utangaç olduğumu hatırladım şimdi. Meraklı sorular bakışlar gerginlik bildiklerimi unutmak ahh hala can sıkıcı geliyor bana. Bununla birlikte ilk kez popüler olma durumuyla karşılaştım konuşmalar şu şekil de ilerledi
* Hangi okuldan geldin buraya neden geldin ki
-- Boş bakışlar
* Konuşamıyor musun ?
-- Ahmet kutsi den geldim taşındık o yüzden bu okula geldim.
* Şu kız var ya herkes sever öğretmen onu her zaman ayrı tutar
İşaret parmağını kullanmak yerine kalem ucu ile köşede konuşmalara katılan birini gösterdi . Beni ilgilendirmeyen konular banane demek istesem de annemin sözleri
* Kızım diğer okuldaki gibi olma !!!!
-- Anladım . Peki.
* Aysen de ne böle surat asık bir kızsın. Meltem hadi bahçeye çıkalım ..
Yanımdan ayrıldığında yaşadığım mutluluk, annemin saçımı toparken ki acımasızlığı ile birleşince başım ağrıyor.
Korku ile kalan heyecan ile birleşen ilkler başarılar ve başarısızlıklar her şeyi harmanlayan bir kızın başlangıcı böle olmuştu karışık ama net devamında ise yıllar daha çok geçecek parça parça gelecek hepsi...
Dip Not: İlk kez hikaye yazmayı deniyorum yorumlarınızı merakla bekliyorum. teşekkür ederim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder