10 Mayıs 2014 Cumartesi

Sen beni seviyordun , hepimiz birini seviyorduk sonra sevmeyi mi unuttuk.



           

            Kim olduğunu henüz bilmeden başladığın her yol senin felaketin ile sonuçlanıyor ise , harcadığın her dakika hem seni hemde bir başkasını ne kadar taşıya bilir ki . Gözlerinle gördüklerin mi gerçek olan yoksa hissettiğin mi. Kötü olabilecek her hangi bir şeyi kalbinde hissediyorsan yaşadığının kanıtı olan mı dır. Mutluluk sığ iken üzüntü bir okyanus ise bu ne kadar doğru olabilir.Her biten ilişki sonrasında yeni bir adıma merhaba demek için hazırken eski olanları yeniden çıkarmak ne kadar haklılık payı verebilir ki.

          Mutlu görünenler gerçekten mutlu oluyor mu , yoksa bir taraf kendinden çok fazlamı ödün veriyor. Bir çok soru olsa da bunların cevapları asla bulunamayacak gibi. Her birey yeni bir hayat için çabalarken yeni bir hayatı aldığından nasıl bu kadar gaddar olabilir. Yalan söylemeyi sevmem diyenlerin yalanın en güzeli ile bizleri içlerine almaları komik derece de korkunç. Bedenin istediklerine önem verip ruhunu fahişe hale sokuyorsan yeni hayatına aldığın her kişiye bu haksızlık sayılmaz mı. Beni olduğum gibi kabul etmelisin diyen birine tamam dediğin an aslında kendinden verebileceğin en büyük ödünü verdiğini anlaman yüzüne vurulan en ağır yumruktan bile daha sarsıcı olmaktadır.

          Ahhhh hayat hem çok güzel hemde en berbat hayat...

   Yağmur da sevişmeyi sever misin ?

                               Yağmuru kirletmeyi seversin aslın da ..

         Cevaplarını bildiğin ama belki öle değildir diye düşündüğün her an senin hayatından çalınan zamanla aynıdır. Birini kendinden çok mu sevmek doğru olan dı ? Bilemiyorum , bilmek istiyorum , korkuyorum. Kırmızı orospular sarmış her yani. Rengarenk olmak neydi ?

         Yüzleri olmayan adamlar var etrafta . Yüzlerini çok güzel saklayan insanlar var evren de . İnsanlar yok olmalıydı aslında. Yüzmek neydi ? Yüzünü nerede bıraktın .

       Heyyy sen beni seviyordun , hepimiz birini seviyorduk sonra sevmeyi mi unuttuk.

Saatler lanet gibi gerçekten tam bir lanet.

       Şimdi kim benim sorularıma cevap verebilir ki. Kimler başkasının bıraktığı yaraları kendileri iyileştirmeyi göze alabilir ki ?

     Yaraları olanların çoğunluğu başkalarına yara açmaktan başka hiç bir işe yaramayanlar sizler ölmelisiniz.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

İLK VE SON KEZ BUNU YAZIYORUM TEŞEKKÜR EDERİM OKUYANLARA

  ''Okuyan okumayan herkese merhaba . Bugün her şey den farklı olarak içimi dökmek istedim. Okuyanlara ve yorum yapacak olan kişilere şimdiden teşekkür ederim.''


          Uzun zamandır doğru düzgün bir ilişkim olmadığını kabul etmek ile başlaya bilirim aslında . Bir çok kişiye kendi ilişkileri hakkında yorum yaparken çok yardımım olduğunu söyleseler bile kendi ilişkim olduğunda ne yazık ki o kadarda iyi değilim.  Kıskandığım ilişkiler oldu her zaman gözlerimin önünde yaşanan iç çekerek kaç gecem geçti pekte bilmiyorum. Şunu biliyorum ki ayrılık bir kesinlik her şey bitme üzerine aslında ama şu var ki bitim şekli en önemlisi olan . İyi bakmaya çalışıyorum sanırım şuanda ama öle . Hani derler ya ne gemiler yaktın diye o kadar fazla gemim yandı ki denizden korkar oldum . Gerçek anlamda bile korktuğum söylene bilir.
           Dürüst şekilde bütün kartlar açık olarak başlasam bile her zaman aynı sözler ile karşılaştım sen mükemmelsin fedakarlık yapıyorsun ama sorun bende. Ya önceki ilişkilerinin sonucu ağırlığını ben çekiyorum yada mükemmel yalancılarla karşılaşıyorum. Ne kadar sert bir yapım olduğu görünse de aslında bir o kadar da duygusal biriyimdir. İlk kesik acı verir zamanla geçer ya en kötüsü de cam kesiğidir ya onun gibi bir çok kesiğim oldu aslında kalbimde ruhum da . Mükemmel derece de gülümseye biliyorum evet bu konuda çok uzmanım.  Hayır aslında bir başkasına tutup ayağa kalkmak tek başıma ayağa kalkmam gerektiğinin farkındaydım her zaman . Öle de yaptım her yeni bir kişide sanki öncesi olmamış gibi davrandım onun üstüne önceden olan kırıklıklarımı yüklemedim hata belki de buydu.
         Şimdi bile kalbim acıyor ama tam ters yönü garip bir rahatlıkta var sabahtan beri ağladığımdan olsa gerek. Herkes beni gerçekten seven biri olsun derdindeyken gerçekten seven biriyle karşılaştığında bu istediklerini bir anda unutuyorlar. Hayır, hayır ben bir başkasını istemiyorum şuanda sadece içimi rahatlatıyorum diyebilirim.
      Yalnızlık bir senfoni olsaydı milyonlarca çalgısı olurdu bu evrende. Mutlu olanların sırrı varsa bizimle de paylaşmaları lazım aslında. O kadar çok çocuk kalıyoruz ki bir anda bir deprem ile yok olup gidiyoruz. Doğru ya en ufak bir çiçek bile nice zorluklara rağmen gün yüzüne çıkmak için sabırla ilerliyordu. Kıskanıyorum onu da.

      Elbet unutacağım , kesinlikle unutmayacağım ama umut tükenmemeli yürümeye devam etmeliyim ayaklarım kanasa bile parçalansa bile devam etmeli sakinliğimi korumalıyım . Bir masal sona erecek ve bir gün yine bir masala başkahraman olacağım.  Kahramanları öldüreceğim içimde paslanmış kolonlu şehirleri yine kurmaya çalışacağım. Katilim ile yüz yüze geleceğim yüzüne bakacağım gözlerimi devirip sırtımı döneceğim. Sesiz kalacağım kalbimi kundaklara alacağım ve büyümeye devam edeceğim. Beni ben olduğum gibi sevecek biri ölmeden önce mutlaka gözlerime düşecek.