4 Temmuz 2012 Çarşamba

Bazen ; Düşünüyorum da ......

Bazen ;

Düşüncelerin içinde boğulup kalırsın. İlerlemek istesen bile o kadar fazla karanlıktır ki korkar ve olduğun yerde hiç bişey yapmadan kalırsın. Dudakalrından dökülen sözler sanki önceden sana yerleştirilmiş veriler gibidir. İçin sızlar , bağırışlarını duyar ama dökemezsin ne dudaklarından , ne gözlerin den içinde sıkışıp kalır. Kimsenin seni hapis edemiceğini içten içe bilsen bile hayata karşı gelmeyip boyun eğenlerden olur ve o şekilde sonuna ulaşırsın.

Erimeye başladığını hissediyor olmasının buz kütlesi gibi görünen bedenin içten içe sıvılara bulanıyor. Bazen , gerçekten bazen buz kütlesi olduğunu anladığın o anlarda sıyrılman gereken hayatından neden sıyrılmadın acaba ? Çökerttiğin dünyanı toplamak istesen bile çok geç olduğunu biliyor olmalısın. Ne güzel de yeşillenmişti oysaki senin için büyük umutlarla. İnsan oğlu gerçekten onun için olanları görmezden gelmede okadar uzman ki yok oluşunu kendi kendine çok iyi oluşturuyor.

Unutulmak istemeyen benliğin , asla kendin olmadığın için sahte yaşadığın hayatın , arasında çatışırken yaptıkların övgü alsa bile içindeki çürük kokusu her zaman burnunun en yakında olucak. O kadar çok yalana bulanmışsın ki , içindeki ses bile sana o na olan yalanları anlatıyor olucak. Bazen kaçıp gitmek istersin , bazen uçmak bile istersin istediklerin olduğu sürece yaşadığının kanıtı olduğunu unutalı ne kadar zaman oldu hatırlıyormusun. Titreyen bedenin içinde sıkışıp kalmış belkilerin , içten içe yanlışlara sürüklendiğini bildiğin halde bastırdığın kendin. Bu kadar mı meraklısı olduk bizler başkalarına yapışıp kalma konusunda.

Burnuma gelen yanık kokusu ruhunu öldürdüğün anlamını taşıyor du oysaki. Bunları anlıyor olmam bana özel de değil di sizlerinde bunu anladığınızı ve sizlerinde buna tanıdık olduğunuzu biliyorum. Ruhunu küle çeviren insan bedenin hangi unutulmuşlukta hapis ? Sen artık çocuk değilsin ! Sen çocukluğunu hiçe saymış , sen artık büyülü hikayelere inanmayan , sen artık sana söylenen yalanlara inanmış donuk bakışlı bir kukla olarak yaşıyorsun.

Artık ;

Başlangıç zamanı olduğunu bilmesin. Sıyrılmalısın düşüncesizliklerden , kendine sahip çıkmalısın belkide kendinle sevişmelisin geceleri saran ateş içerisinde. Ayaklarının üzerinde gerçekten durmalısın , inanmaman lazım yalanlara , kendi yalanlarını bile yok saymalısın. Sen sana bırakılan gebeliğin doğumunu yok saymalısın. Seni ayağa kaldırcak olan düşlediğin yumuşak aşk değil. Şimdi dizlerinin üzerinden kalk ve dimdik dur . Bekleme zamanını aşmış bir hayatla başa çıkmak yerine artık yep yeni bir başlangıç yapma zamanı.

Bazen;

Yenilenmek lazımdır , yenilenip tozlarını almak lazımdır. Sürekli okuyup tadına doyamadığın kitap gibi bakma vaktidir ruhuna. Okudukça seviceğin ruhunu yüceltme vaktin şimdi.

Bazen , onların yüzlerine taktıkları yalanların maskesidir. Bazen , ağlar güzel dediklerin ve düşer maskeleri en şiddetli biçimde yüzüne vurur yıllardır gördüğün güzelliğin içindeki o çirkinlik.

Bazen ise sen gerçekten insan olduğunu düşünüp o şekilde yaşamak için savaşa başlarsın şimdi olduğu gibi.

1 yorum: