1 Nisan 2013 Pazartesi

İnanmak sadece ölüm anına adım atmaktan ibaret.

 '' Çıkmaz yola girmiş ama o yolun çıkmaz olduğunu en son kaybına kadar anlayamayanlara hitaben. ''

      Başlangıç anı ne kadar zordur ne kadar karamsardır acaba ?  Korka korka adım atar ilerler ve yanında olana o kadar fazla güvenirsin ki 


- Evet TARIM.....

 - Bu doğru kişi....

          Dudaklarından bilinçsizce dökülür. İlerledikçe sonu aydınlık olur senin için yol , ne kadar uzak olduğu umurun da olmaz aslında. Doğru ya anı yaşamak en güzeliydi . Ayakların yerlere basmaz adeta ve sen uçmanın ne olduğunu öğrendiğini sanırsın. Sen doğru olduğunu öyle bir sanmışsın dır ki nefes bile almazsın onu kaybetmemek için. Ne kadar aptal olduğunu her zaman  ki gibi unutmuş bir yaprak gibi süzülmek doğanın sana hediyesi sanarsın. Ancak unuttuğun , inmen gerektiğinde aynı yumuşaklık olmayacağıydı. Gözlerin açıldığında  öyle bir çarpılırsın ki  unuttuğun bir anda beynine zıpkın gibi girer sen ağaçta sağlamsın yerde değil. Şimdi ne yapmalısın veya nerede durmalısın bilemezsin.

      Nefret duygun , kin duygun , yaşadıklarının getirisi sırt çantan da dursa bile ağırlığını hatırlamaya başladığın an ahhh o ana maruz kalacak olman beynini kemiren o küçük kuşku sen veya ben nasıl bu kadar kör , sağır ve dilsiz olabildik. Nasıl bir cinayete gebe kaldık biz. Nasıl katil olabildik nasıl yaşamak isterken hayatın tecavüzüne isteyerek yattık ?


     Kendini vursan da onu vursan da ne olacak neyi kazana bileceksin ki kendine ihanet ettikten sonra sen neyi yaşaya bileceğini sanıyorsun. 

Sen .......... dur veya teşekkür edip kendini yok sayıp yok olsun mu diyecektin ? 

     Çıplak kalmış ağacın ihaneti döktüğü yapraklar ise o ağacı isteyerek bırakan yaprağın ağaç olmasını mı bekliyordun. Uyusan da , silsen de her şeyi sen yinede o duvara çarpmaktan kendini alamayacaksın. Tanrının seni yok saydığını bir kere daha anlayacaksın. Vuracaksın kendini her şeyi vuracak , her şeyi yakacaksın kendini öldürecek ve utanmadan yine beklemeye devam edeceksin ihanetine rağmen. 


     - Bir gün doğruyu bulacağımı biliyordum ama doğrusu o değilmiş 

     - Evet biliyorum fark etmiş ama göz yummuştum.
     - Sevmek , aşık olmak cehennemin en iyi ateşi olduğunu unuttuğum için beni dışlama.
     - Ben beklemeyi seçtim umutla , huzurla içimde için için yanan o kuşku doğruydu da işte kendimi vurdum ben .

      Bildiğin , çok duyduğun ve kabullendiğin gerçeklerin bunlar. Sen kendini anlattığını sanar ama konuşamaz , koşamaz , zaman akar gider sen onu tutmak istesen bile sen artık hiç bir şey yapamazsın ve düşersin düşersin uçsuz bucaksız o kuyuya girersin.


      Sizler düşmenin hoş olduğunu düşünenler uzanamadığınız bir dalınız yoksa , kendinize hakim olamadıysanız evet siz birer aptal ve kendine ihanet edenlersiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder