27 Nisan 2015 Pazartesi

Korkuyorum bende çok korkuyor çok gülüyorum.

 Unutamadıklarımızın ölmüşlüğü leş kokusu sarmış olsa da etrafımızı yürümeye devam eder haldeyiz..


  Yanlız kalmaktan korkuyor insan her ne kadar birine ihtiyacım yok desede açlık giderildikçe artıyor. Korkuyoruz hem insanlardan hemde kendimizden. Umut nerelere gömülmüş acaba ? Duyguya sozum varmis az once de aklıma geldi peki sözümü gerçekliğe nasıl taşımam gerek. Her an korkutucu sorular her an cevapsızlık . Sen yaşıyormusun. Ruhun nereye gömülü fahişe. Cevapsız sorularımız var bizim . Ölüme kadar ayaklarımızda sürüceğimiz prangalarımız.

    Korkuyorum bende çok korkuyor çok gülüyorum. Çok konuşuyor suskunluğumdan kaçıyorum. Çok güzel yalanlara sarıyorlar beni bedenim delik ruhum sızdırıyor . Acım tarifsiz kelimelerim yetersiz ve sen yüzünü gözünü kalbini benim dışımda herkese veriyorsun. Yanlız değilsin demen bile titretiyor içimi . Beni seviyormusun aşk.

  Lanetini içinde taşıyan şeytan gibi nefesler derin keskin ve net. Hayat fahişe gibi bedeni açık sonu belirsiz ve sen ayna gibisin gördüğüm  ama dokunamadığım.

Korkuyorum senden ama en çok korktuğum sen bile beni yok edemiyorsun . Buna razı olmayan benliğim kapı açık gir artık içeri...

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder