Gitmek ;
Gitme üzerine yazılan milyonlarca yazı , üzerine kurgulanmış şarkı veya film sadece oralarda kalsaydı diyorum lanet okuyarak GİTME ! demek istesem de sustuğum anlar hep sırtlara bakar halde. Yağmur yağar susarım, güneş açar gözlerimi yakarım , gece olur yıldızlara umut bağlarım yinede gitmelisin derken yüzümü asla kaldıramam. Zorlar bizi her gitmek üzmeden , üzülmeden nasıl gidebiliriz sorusunu cevaplamak çok zor bilirim.
Yıllarını geçirdiğin birinin gitmek istemesi , bir anını geçirdiğin kişinin gitmek istemesi farklı olsa da bıraktığı o iz yine anılarına gömülü olan lanetin gibi kalacak. İlerledikçe sıyrılan etlerinin altından akan siyahlığın. Beynini kemiren soruların ,
-Neden gitmek istiyor ?
-Bir şans daha istesem çok mu olurum ?
-Unutulmadıysa neden gitmek istiyor ki ?
-Şimdi o da herkes gibi mi oluyor ?
Bir çok soru , sormaya cesaret gösteremeyen dudakların ve gözlerinden süzülen damlalar. Üşürsün çok üşürsün o kadar fazla üşürsün ki ısınamazsın titreyerek belkide günler ,haftalar , aylar birbirini kovalar ve sen bir türlü ısınamazsın. Yeniden başlamak istersin o da gider , anlatmak istersin anlatmak istediğin de görmez seni ve sen kalırsın öyle ne yapamalıyım soruları beyninde kalır ve donuklaşır sın. Buz kütlesinde yerini çok daha fazla hazırlarsın.
Gitmek ;
Anlamını yitirip senin kendi alanına sığmaya çalışan bu gitmek . Benim içimi parçalar , senin ruhunu alır başkasının komple hayatını alır gider. Sonuçta gidicek işte neden bu kadar kasıyoruz ki !
-GİDİCEKSEN GİT !
Demek için asla hazır olamayacağız. Sözler her zaman dökülür sonuçta dilin kemiği yoktu dimi. Dilinle yaşayan ve içini açan diye kişileri ayrıma sürüklesek bir her ikisinin de bu sözü taşımaya ne güçleri olabilir neden isteği. Kim gitmesini ister ki ruhuna işleyeni ve kim ister ki kokusunu sevdiğinin gitmesini.
Gelmek - Gitmek ve bunların arasında sıkışıp kalmış bizler şimdi tekrar sırtını göreceğim ve ben tekrar o kısır döngüye düşmeden kaybolup gideceğim. Git diyemesem de HOŞÇA KAL sevgili gittiğin yerde..
*Her zamanki gibi açık oynadım düşüncelerimi. Ama unuttuğum şey insanların açık yaralara tuzlu bez sarmalarıymış.Sonuç : Çok acıdı yine... B.H.
YanıtlaSilEllerine sağlık bu kadar güzel anlatılır.
Teşekkür Ederim ^^
YanıtlaSil