27 Ekim 2012 Cumartesi

Ya peki kurtaramaz isen...

Ruhu saran tenin gerçekten senin gerçekliğin kadar sağlam mı ? Ne kadar yaşarsan yaşa parlaklığını sağlayamıyorsan sadece örülü bir örtüden başka bir işe yaramayan yapay parlaklığındır. İşte bu kadar bir alana sığan ruhun gözneklerini delip geçemiyorsa ne kadar yürürsen yürü veya koşarsan koş yine aynı yerde kaldığını görmek acıdan daha çok sarsıcaktır seni. Bazen dudakalrın açılıcak kelimeler olucak sevişmelerin , bazen ise susucak tenini açıçaksın işte o senin göz boyaman olucak.

Gözlerin ile görmek harikalara şahit olduğunun kanıtı değil sadece sistemin getirisi olur. Gerçekten görmek , hissetmek anlatılanlar kadar olmamalıydı belkide. Belkide tozların gözlerimizi kirletmesi lazım dı , tenlerin kirliliğinden daha çok. Aç kalmalıydk bizler gerçekten görmenin vericeği mutluluk , haz duygularına. Görmek kadar harika gördüklerin kadar mutluluk ala bilseydik şimdi yerlere eğilmiş yüzlerin bolluğu rahatsızlığımız olmazdı gibi.

Belkide gerçekten görebiliyorduk , gerçekten zevk alabiliyorduk ! İşte bunları yapanlar vardı ama yanlış yaratılmış olanların eksikliğinin sardığı bu ekvatorda gerçekten görenleri aşağa çekme ısrarı görmek istemenin ısrarından daha fazlaysa ne ben anlata bilirim o pisliği nede sizler kabul edebilirsiniz pisliğinizi.

Bazen ruhunu serbest bırakmak istersin, gözlerden uzak olsun istersin,uyumak istersin, rüyalar görmek istersin parlamak istersindesadece istemekle kalır o alanı her daim boş bırakırsın. Sistem kölesimi olduk yoksa zaten kölemiydik bu tamamen tartışmaya açık iken. Her kişi kendi dilinde özgür toplum için kilit altında olan ucube olmuşsa ne bir parlaklık nede başka bir öz veri araya biliriz.

Yerlere sürülmüş vücudun , tozlara bulanmış kanlar içinde kalmış ellerin şimdi hangi parlaklığını savuna bileceksin ki. Elbette her birimiz bir kere de olsa düşmüşlerle sevişiyor isek yükselişimiz onların elinemi verilmeli yoksa tozları yarıp bizlermi yukarıya tırmanmalıyız. Ruhunu mu satmalı bedeni ni parlatmak için , bedenini mi yok saymalı ruhunu özgür bırakmak için. İşte şimdi sen hangi parçan ile koltuk altını şişirdin veya organlarını yok saydın ?

Ruhunu asla koyamamışların hükmünü sürdüğü bir alanda ne kadar ruhunu koruya bileceksin....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder