Her an atılan adımların temelini saran umutların bir bir çekilip alınmasına rağmen devam edenler vardır elleri üzerinde bu hayatta yoluna..
15 Kasım 2012 Perşembe
Sirkimizin kapıları her zaman sizin gibi kişilere açık...
..........Doğru anı yakaladığını sanıp bir yalana sarılı kalmış bir çok kişiye hitaben.......
Her zaman olduğu gibi bizler doğru olanı ya bekleriz , ya ararız , yada hiç bir zaman bulamayıp yok olur gideriz. Arayışlarımız vardır ancak hepsi ayna kaplı dolaplar içindedir. kendini gördüğünü zannetmen için sanki hazırlanmış bir sirk kandırmacısı gibi. Heycanla her an her baktığın yerde kendini görür ve doğru kavramın tamamen hayale karışır.Ne zamanki o kadar dönmeye heycana dayanamayan oda yıkılınca bir anda çıplak şekilde kala kalırsın.....
-Ama o ordaydı . Ben gibiydi bende o gibiydim O !!!!! ordaydı.....
Süzülen yaşların hem yabancı korkuturcasına , hemde tanıdık hazırlık yaparcasına.
Soruların her an kendini kaybedişin gibi ;
-Biliyormusun onun orda olduğuna yemin edebilirim. Ancak biraz daha net bakınca aslında ordamıydı bilmiyorum. Garip sen peki ne düşünüyorsun....?
Konuştuğunun aslında kendi yansıması olduğunu anlaması pekte uzun sürmez kişilerin.Nede olsa bizler kendimizle konuşmaya aç yaşıyoruz.Ruhunu saran bir zamandan sonra seni terk edicek olan sesizlik kulaklarında çınlarken şimdi ayrım zamanı ruhunu saran mı ? Tenine kalan mı ?
-Kimdiniz ?
-Nasıl yardımcı olabilirim ?
-Tabiki de gelip kalbimi parçalayıp bedenimle eğlenip gidebilirsiniz.
-Ben sadece doğruyu arıyordum...
Tanıdık sözler , tanıdık simalar ve en sonu tanıdık gelen ölüm...Bu deyimler her an dilinin ucunda ama asla onların kulaklarını doldurcak olan olamayacak cesetler içinde.Ne anlatmak istiyorduk , biz olabilmek için ilk önce ben mi olmalıydım , peki biz hem basit hem nasıl bu kadar derin olabilirki.
Orantısızlığından midem bulanmaya başladı.Kussam gökkuşağı içimden çıkar mı ?
Sesizlik ;
Yüzünü yerden alamadığın anların başlangıcı. Zor dönemin getirisi.Hataların yumrukları , tokatları mutluluk sığı , üzüntü ise onun tam aksine okadar derindir ki bıraktıkları bir sayının sıfırıncı kuvveti gibidir kocaman bir HİÇ! . (Kışın gelen yalnızlık daha sıcak oluyor deyip kendini tessili eden bir çok kişi var battaniye bu yüzden icat edildi gibime gelir bazen.)
Yalnızlığı örtme zamanı yalan , sesler , söylemler ve iç sessin ( Kimseye söyleyemediklerin gerçek duygun)
-Ben aslında sadece inandım size sırt dönmedim..( Kimi kandırıyorum ki tabiki de sevgi adı altında olan herşeyi kullanmak için sırtımı döndüm size şimdi yalnızım gelin gelin gelin!! )
-Sizler benim tek dostumsunuz. O benim aklımı çok kurcaladı beni sizlerden uzakalştırdı.
-Ben sadece MUTLU OLMAK istemiştim.
Her zaman kullandığımız ve her zaman duyduklarımız (asla duyamadığımız ancak içimizden geçenlere hitaben parantezler iç sesimiz olsun dedim ve ikili düşünceye hoşgeldin). Ne kadar çok başkalarını tanırsak o kadar çok kendimizden uzaklaşırız.Bizler her zaman ilk önce onları istedik , sonra onların içine girdik ve en önemli olanı kendini ta kapının dışında asla görülemiycek olan yerde bırakıp kör olduk.
-Beni dinle sen harika bir insansın , eminim ki .....
-Anlarsın işte zordur konuşmak aslında söylemek istediğim (Söyle şunu artıkta kurtul)
-Seni mutlu edicek 'Kadın - 'Erkek gerçekten karşına çıkıcak
-Bu yüzden HOŞ ÇAKAL.
(Ben seni tanıdığımı sanıp kapılmışım ama ben kendimi bile tanımazken seni tanımaya çalışmışım. Aslında sen suçlu değilsin kimse suçlu değil biz sadece büyümeyi unuttuk o kadar level atlamak gibi geldi gözümüze sanki oyundayız)
Sesizlik..................
Yeniden aynı hatalara gebe kalmaya hazır olduğun her halinden belli.
Asla doğruyu bulamayanlar değil , asla dürüst olamayanların içinde kaybolup yalanla sevişmeye hazır isen seni her daim bekleyecek olan bir boş aynalı odam olucak..
SİRKİMİZDEN MEMNUN KALDINIZ MI ...?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder