Her an atılan adımların temelini saran umutların bir bir çekilip alınmasına rağmen devam edenler vardır elleri üzerinde bu hayatta yoluna..
31 Mart 2014 Pazartesi
Kısa kısa........
Hiç yazdığınız bir yazıdan, duyduğunuz bir sözden, okuduğunuz bir kitaptan, koştuğunuz bir yoldan veya baktığınız gözlerden pişman oldunuz mu ? Başlangıçlar her zaman yeni umutlara yepyeni duygulara gebe olsa da çok nadir ilişki sonuna kadar devam edebiliyor. Yarı yola bile kadar ilerleyemeyen duygulara kapılmış olmak, birini suçlamak gerekli midir ki. Bilmediğin dillerde olan şarkıları dinlerken bile sanki senin için yazılmış olduğunu hissedebiliyor olman o anın çekiciliği içinde seni sarıp sarsana da, bilmediğin dilin seni götüre bileceği yer karanlık bir akvaryum gibidir.
Pişmanlık üstü örtülse bile en kötü kokan cesettir. Bir çok pişmanlığının olması seçimlerinin yanlış olduğunun en acı kanıtıdır. Bazen düşünüyorum da bir çok pişmanlığımın olması tamamen benim sorunum. Kabul ediyor olmak bile bazen zor gelir hepimize. Sözlerle yaşadığımız hayatlarımızı gerçeklikte de yaşaya bilseydik o zaman tatmin olma açlığımız tamamen geçebilirdi.
Derin yaralar içerisinde yürümeye çalışan küçük mikroplar kadar bile bir çaba sarf etmeyiz bazen gidenlerin arkasından. Hoş gitmek isteyen her zaman gidecektir. Bazende pişmanlıkların la kalır kucağına alır dilini koparır atar, yüzünü gömer yerlere , bedenini salarsın rüzgarlara birlikte en derin çukurlara. Gömülmek için yalvarmaya başlarsın. Unutmak , unutulmak ister bekler arzular ama asla istediklerine kavuşamazsın. Tanrı seni bok çukura atmak için kullandıysa oradan çıkmak için yine o tanrıya el açmak pişmanlığının en büyük katmanı olmalı.
Pişmanlıklarını gizlemek için harcadığın çabayı onlardan kurtulmak , yeniden en baştan tekrar başlamak için kullansaydın, kullanabilseydik şu anki kadar dipte olur muyduk acaba ? Hayat için sorulan her sorunun cevabı sorunun ağırlığının binde bini kadardır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder