2 Mart 2014 Pazar

Mutluluk mu bilmem ama bir an için düşündüm de bahsedilen....



       'Her an atılan adımların temelini saran umutların bir bir çekilip alınmasına rağmen devam edenler vardır elleri üzerinde bu hayatta yoluna.'


         Mutluluk için her zaman birine veya bir şeylere ihtiyaç var sanılır. Bir çok kere bu yanlışa düşmüşüzdür hayatımızın bu  bölümüne kadar. Bir kaç defada bu yüzümüze çarpıtılsa da, her kişi yanlışı korusa da yine ihtiyaçtan öte bir durum olmuştur bu.Doğduğumuz an birine olan ihtiyaç bizlere aşılanıyor aslında anneye, babaya, aileye, arkadaşlara, çevreye, sevgiliye bunları tamamlar isen mutlu olursun birini kaybedersen mutsuz olursun basit ama bir o kadar kırıcı bir yaptırım.Mutlu olmanın bunlar olmadığını anlamam yakın bir geçmişe bunu kavramam sonsuzluğa açılan pencereler gibi.


       Rüzgar ile gelen mutluluklar vardır. Yağmur kokusunu taşır içinde , ilk bahar kokusunu , son baharı yumuşak bir dokunuşu vardır tenimize. Onun verdiği o anki hazzı başka bir bedende aramaktansa rüzgara bırakmak en güzel mutluluk kaynağı olur ruh için. Sert halleri de vardır rüzgarların kış gibi keskin üşüten mutlu ettiği zamanların kıymetini bilmemiz gerektiğini bize öğretmek istercesine.

     Yağmur ile gelen tazelenme vardır. Ardında bıraktığı toprak kokusuyla bizi sarıp sarmalayan, sanki yaşadığımızı bize kanıtlama çabasındaymış gibi bütün benliğini alıp en güzel zevklere mutluluğa boğan bir gök kuşağı misali.Bazı anları vardır sel olur taşar yoluna çıkan her şeyi alır ve bir daha geri gelmemesini sağlamak için yemin etmiş koruyucular gibi her şeyi silip süpürür. Bazen bu bir yaşam bazen bir ev bazen çok sevdiği toprağı alıp götürür. Sanki dünyanında bazen yıkanıp ağırlıklarından kurtulup rahatlamaya ihtiyacı varmışcasına şiddetle siler her şeyi.Hem huzur hem korku hemde mutluluk veren yağmur yazın kuraklığında tenimizi rahatlatmak için bir anda gelen meleğimiz mutluluk kaynaklarımızdan biri.

     Zaman ile gelen hayatlar vardır. Fazlalığının yanı sıra bir birinden farklı olsa dahi sonuçlarının aynı olduğu topluluk içerisinde az olsa kendini taşıyanı bulmak için savaş alanın. İçine sığdırmaya çalıştığın rüzgarlar, yağmurlar, ümitler, güzellikler, kederler, ölümler ve bir çok duygu,insan,hayvan,canlı hayatın içine hayat sığdırmaya çalışarak kaybediyoruz bazen anılarımızı. İstediğimiz basit dahi olsa ulaşmak için kendi kendimize oluşturduğumuz labirentlerde kaybolma yeteneğimiz çok fazla.

     Mutlu olmak biri, biriler gibi değilde mutlu olmak gözünü kapadığında içinden bir anda renklerin fışkırması gibi olmalı. Her şeyden az biraz bir tutam aşk, bir tutam sevgi, bir tutam dostluk, bir tutam doğa, yağmur,rüzgar,güneş, okyanus hepsinin karışımı  olan ama  bir bulamaç edasından bir malzemesini fazla kaçırma gibi değil. Hepsinin karışımını aldığın hayat daha mutlu  ve sana özel bir tarif olur.

    Ve mutluluk anlatılmasını zor olsa da , anlatmak istenilen ne bir mutluluk neden mutsuzluk hepsinden bir çimdik atılarak yapılmış bir karışım piştiğinde ne olması gerektiğini de karar verecek olan sensin..
    







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder