‘’Biliyor
musun her ışık harika olsa da senin ışıksızlığın benim için mükemmeldi.’’
Güzel okyanuslara
gömülsün bedenim ruhum balinalar ile yaşasın aşkı. Yunuslar gibi şen şakrak
sesleri duysun kulaklarım, gözlerim her yeri gören iguana gibi olsun. Bedenime
hapis tutmasınlar beni yaşamak için seçilen yolum değil yaşamak için kendi
yolumu açacak gücüm olsun. Şimdi bile gözlerim ufka bakarken yanıyorsa nefesim
göğsüme batıyorsa hala çok başındaysam hayatın bilgi canavarı gibi yaşamaya
çalışmamam gerekir.
Evrene
saldım ruhumu gezegenlere baksın, yıldızları görsün yok olmuşluğa şahit olsun
geri gelsin anlatsın bunu tüm gözeneklerime bedenime. Kayaları delip geçen
tomurcuklar kadar yaşama tutunma gücüm olsun gökyüzü üstüme işesin ben yine de
yeşile göz yummayım. Umutsuzluk kapı
komşum olsun, umudum ev arkadaşımken yine de değerini bilmek için komşuya a
bakmak gerek.
Ağaçlar
altına gömülsün bedenim tohumlara gübre olayım. Bedenim için yanıma gelenleri
lanete süreklerin gözyaşlarım. Yaşadıklarını düşünürken illüzyona yenik düşsünler.
Bir gün tanrı bana gerçek olduğunu kanıtlasın. Yarattığını savunduğu insanlığı
yok etsin. Varsın olsun bende yok olmuş olayım. Doğru ya beden zaten yok olma
mekanizmasıydı. Ruhumu sakladım ufak kutuların içine matruşka misali iç içe koydum
koydum en sonuna gelebilecek ruh henüz yeryüzüne inmedi. Ruhum hala evrenden
geri dönüş yapmadı.
Ve bir
gün yok olma arifesin de yine ellerim toprakla bir bütün olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder