22 Temmuz 2014 Salı

Kayıp ilanı gibi değil ki aşk kaybettim aşkımı bulan getirsin diyesin.....



      Başlangıçların bitişi gibi hayatın da her daim bir bitişi vardır. Bitişleri yanlış yaşayanların hükmü bitmeli diye her düşündüğümüz anın çok olması gözlerimizi korkutur. Hoş korkmuyorum diye başladığın her yolda korkuyla sona ermedi mi. Işıldayan yıldızların bir gün senin olacağını düşünerek umutla yaşamaya tutunmak, zor olmasının yanında asla anlaşılmayacak olan. Peşimden gelmelisin diyen her birey onların peşinde olduğunu anladıkları ve emin oldukları  an gözlerinin önünden yer altına iner. Yıldızların gökyüzünde olması gerekmez miydi. Yıldız ve yer altı mantarı ayrımını yapamayan bir birey olmak mı en kötüsü yoksa bunu bizlere göstereceklerin artık yok olması mı  lanetin kendisi.

       Yine de umudunu asla kaybetmemek gerek derler. İnsanlar her zaman bir şeyler derler de........ Ahhhh bu insanalar kendi yapamadıklarını başkalarına yüklemeyi ne kadar çok severler. Tanrı çocuklarını unutur , şeytan egosunu tutar arada çırpınarak yüzmeye çalışanlar en son boğularak ölür. Sıcak iken nasıl buzullara gömüle bilirsin ki bir beden de. Elveda vakti geldiğini tenindeki sıcaklığın gün geçtikçe azaldığında anlarsın. Soğur her yanın dokunduğun , seni sıcaktan yakan o ten artık bir yabancıdır ama sen bunu asla durduramazsın. Gitme vakti geldiyse asla buna engel olamayacaksın.

       Yıldızlara ulaşamadan elveda dediğin kaç tane bedenin oldu veya kaç kere öldürüldün . Hangi parçanı nerede bıraktığını hatırlayamadığını fark ettiğin an kaybolduğunu anlarsın ve sen artık yoksundur. Yıldızlar düşer , yağmurlar yağar , toprak içine alır ve sen bu çamurlarda kalırsın. Elini her uzatanın tanrı olduğunu sanman mı aptallık acaba. Kayıp ilanı gibi değil ki aşk kaybettim aşkımı bulan getirsin diyesin. Aslında bizler her şeye o kadar fazla anlam yüklüyoruz ki en sonunda teke tek bir savaşta olduğumuzu karşımızdakinin aslında yok olduğunu anladığımız an bitiyor.

     İstemez miyiz ki kelimelerimiz mutlu olsun . Seçeneklerimiz çiçeklerin içerisinde gömülü olsun . Her mevsime , her gördüğüne , her gördüğüne elveda demek için mi birine kalbini vermiştin. Peki daha ne kadar kalbini parçalara ayıra bilirsin ki . Yalan birinin hepsini bulup sana getireceği . En büyük yalan kendi içinde sakladığın duyguların yoğunluğu aslında. Açlığını kayıplar vererek mi doyurmaya çalışıyorsun.
 Kapa gözlerini bekle yıldızlara bak yine kapa gözlerini ve umuduna gebe kal kendini sev başkasından önce her şeyden önce kendini sev ve yıldızını o şekilde ara. Kendini sevmeyenlerden şikayet etmiyor muydun zaten .
 Ölmeyin bizleri parçalayanlar yaşayın ve ayaklarımızın altında yok olacağınızı asla unutmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder