23 Ağustos 2014 Cumartesi

Bir şişenin içine mektup yazacak olsaydım bu olurdu. Bana getirmesi için onu...




                   
                     '' Unutulmaya yüz tutmuş ruhların bıraktığı sevgi ışıltıları adına....''




      Sevgili;

            Zamanın neresinde seni yakalayacağımı asla bilemedim . Her daim engebeler , yüzler , kapanan perdeler , koşmak veya yürümek belkide ikisi bir anda ancak asla ne yakalayacağımı bilemeden sadece ilerlemek. Birinin sadece koşması sonunu düşünmemesi doğrumu acaba ? Bunları düşünürken belki bu kapıdır , belki de buradaydı , taşın altı  diye diye ellerimi sokmadığım delik kalmadı sanırım bu zaman içerisinde. Seni arıyordum sevgili seni bulmak için değil seni yaşamak için arıyordum.

         Güneş ışıklarının tanelerine gömülü olduğunu bilemedim sevgilim. Bilemedim ki kokunu aldığımda arkamı dönüp bakmam gerektiğini. Hani bazen tanıdık bir koku hissedersin bir anda *Ben bu kokuyu tanıyorum ama nereden ? düşünür düşünür bulamazsın ama o koku sende çok anlam kazanır ya . İşte öle bir şeysin sen. Hatırladığım ama yüzünü görmediğim ,  anılarım yüzüme yansısın  en derinden gelen ışıltı.

         Sevgilim bir bilsen senin için neler biriktirdim. Bazen yanlışlara düştüm , bazen çok mutlu oldum bazen ise bedenimi yok etmeyi düşündüm ama yinede zamana boyun eğmeden seni aramaya devam ettim. Bazen belki senin için biriktirdiklerim den başkalarına gösterdim kızma bana sevgilim bilemedim o anda aslında onların doğru olmadığını.


        Sevgili sen artık benim tenimden akacak son su damlası olmalısın.

        Ve şimdi gözlerimi kapadım ...... Seni biliyorum.....












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder