15 Ağustos 2012 Çarşamba

Peki ya sen şimdi seni geride bırakana aç isen....



Bazı anlar vardır, birine ait hissedersin kendini evet artık o olmalıdır dersin tam anlamıyla onunla olacak iken bir anda seni yerle bir eden biri gelir ve üzerinden geçer gider. Böyle bir durum da seni çiğneyen asla seni de alıp gitmez. İnanışlar gibi dillerde dolanan , hayaller gibi yaşanmak istenen bir istek olur ama karşın da olduğunda ne ileri ne geri dosdoğru siler geçer seni.

Alevler içerisin de yaksada kalbini , sen ne yangını söndüre bileceksin nede ellerini uzata bileceksin ,seni yanına alması için. İçin titrerken yanan vücudunu dengeleyemeyip kendi yok oluşuna gebe bıraktığın ruhun. Soramazsın ona -Neden ? veya - Niçin ? sormazsın çünkü alacağın cevap seni yıkacak olanla eş değerdir. Aslında doğru sevgi anlayışı olsun veya olmasın bizler geç kalmışlıklara aşık , zamanında gelenlere soğuk , bizi çiğneyenlere de tutkunuz.

-Beni seviyormusun ?
........
-Peki ne için geç kaldın ?
........
-Peki şimdi ne olucak ?
...........

Bu sorular her zaman bizi takip edicek lanet gibi aslında. Dudakalrımızdan dökülen sorular, bizi her an zorlar dökülmek ister ama ya gelicek olan cevap ona hazırmıyız bilemeyiz.Günlerce beklesek bile bu soruların getirileri  götürülerinden daha az olucaktır. Hikaye anlatır gibi başladığın o tutkun şimdi fırtınaya dönüşmüş rüzgarla sevişirken dökülenler ne onun hikayesi , nede onun sana sunacakaları olucaktır  dökülen sadece sen olucaksın.

Düşünmeye çekildiğin anların arasında ona ayırdığın zaman düşüncenden daha fazla olması onun hatasımı senin hatan mı , yoksa herşeyi unutmam gerek dediğin an gelen anıların çarpıklığımı hatalı. Ne kadar karşı koyarsan koy veya ne kadar kaçarsan kaç asla kaçamayacak olmanın verdiği buruklukla çiğnenmeye mahkum olmuşsun sen artık. Bu ne bir aşk ne bir sevgi bu tamamen bir tutku bir boyun eğme. Bu sesizce ellerinle sunduğun gerçek ışığının sönüşünü izlemek gibi.

Ne ona bağıra bilirsin , ne ona aşık olabilirsin sen onu asla sevemezsin senin onu ne sevmeye , ne merak etmeye hakkın yok. Sen dokunsan bile hissedemediğin buzullara seyirci kalmış yalnız bir buz kütlesi o ise kocaman bir buz dağı.Arkasında kaldığını kabul etsende içinde sürekli dolanan o sıkıntı ne zaman seni terk eder bu işte merak konusu olarak kalır.

Şimdi o yüzünü çevirmiş başka bir kalbe sen kalmış geride beklemişsin de sor hadi

- Şimdi ben ne olacağım ?

Ağlasanda , damarlarını kesip bütün kanları akıtsan da , Bütün benliğini söküp farklı farklı diksen bile sen şimdi onun artığı olarak kaderin fahişeleri arasına adını yazdırıcaksın.

Anlatamadığım duyguları bana veren şimdi sen huzurla sevişiyor isen bu benim sayemde olandır. Benim sayemde sen şimdi mutlu ve benim sayemde ben bu kadar bitkin tükenmiş.Son sorum olsun sana çocuk

-Peki bana geri dönüp beni alacakmısın yanına ?

1 yorum: