Hoşçakal;
Her gitmenin ardına bırakılan iyi dilekleri belirten bir belirtme bir çok kişi için, ama bazen küfür gibidir hoşçakallar. Kayıp olmana sebeb veren kelimedir. Zamanın nasıl akıp geçtiğini anlayamazsın sürekli kulaklarında 'HOŞÇAKAL' sana bıraktığı , bıraktıkları son seslerinin tınısı. Kulaklarından başlayıp bütün vücudunu kan dolaşımından daha hızlı bir şekilde sarıp sarsar seni. Umursanmak istediğin anların başlagıcı gelmiştir artık. Her 'HOŞÇAKAL' yeniliklere gebe değil ne yazık ki. Kendimizi kandrma yönünde herzaman ki gibi en üst başarımızı bölede gösteriyoruz.
Yürümelerin başlar tek başına ıssız yerlere gitmeyi istersin insanlar olmasın etrafında sadece düşünmek istersin 'Ben nerde hata yaptım ? ' veya 'Ben bunu hak etmişmiydim ?' birçok soruyla başbaşa kalmak istersin ama korkarsında. Tanıdık gelen yollara girmek istemezsin hadi ama lanet olsun o dudaklarından dökülen o kelimeye diye haykırmak çok kolay oluyor değil mi ?
Bazen basıcak bir yol bulamazsın ayakların bir yerde sabittir ama kendni boşlukta hissedersin. Adım atarsın ama gitmiyorsundur gidenler yanından geçenler sen hiç bir zaman Hoşça kalamazsın. Giderken bunu iyi dileklerine sarmıştı değil mi ? Lanet okumanın başka bir boyutunu öğrenmek zorlar bazen bizleri.
Korkumuz olanı görmemek için ruhumuzu kilitleyip bedenizimi açarız değer verdiğini sölediğine. Farkına varmadan kendini kaybetmişsindir. Korkularımız bizi parçalayan en büyük düşman ama bizleri en fazla yıkan değerlerinin sana 'HOŞÇAKAL' deyip gitmesi sizin için. Kendini parçalamanın daha kötü olduğunu anladın değil mi. Başkasının değil senin 'HOŞÇAKAL' demelerin izini bıraksın , onların izleri kalmasın sende...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder