Kayıp olduğumuz gerçeğine sırt çevirmiş olduğumuz yeri doğru yer olduğuna kendimizi inandırmış kör çocuklarız bizler.Asla bizim olamayacak olanlara gebe kaldığımızı bile bile doğumu beklemek bizleri köle haline getiren göz yummalarımız olmuş.Bizler kendi yok oluşumuzu başkalarının dillerine bırakıp boyun eğmeye mahkum edilmişiz.Doğrular var denildiği an sorgulamadan başkalarının doğrularına doğru diyebilecek kadar kemiksizmi oldu dillerimiz.Kimler için yaşadığımız önemli değil kendimiz için nasıl yaşıycağımız önemliyken başkaları için oluşumumuz robot olmuş.
İçimiz titremez olmuş duygularımıza ihanet etmişiz.Başkalarına bakarken hırsızlığımız belli olmasın diye titreyen içlerimizi dile duygu diye dökebilecek kadar çürümüşüz.Yolları yürümek için değil ayaklarımıza zemin için görmeye devam ettikçe çukurlarımızı kendimiz oluşturmuşuz.Konuşmak için konuşur olmuşuz.Düşünen benliğimizi ikinci kişi olarak adlandırıp suçlara boğmuşuz bizler.Çocuk olmadan bedene mahkum edilmiş olduk biz.Kalibimiz asla görmeyecek olanları açmış damarlarına.
Kör olmak bile sanat sayılmış kendimizi saklamak için.Karanlıktan korkmamızın nedeni gerçekliğimizin tokat gibi yüzümüze çarpmasından kaynaklı olmuş.Asla diye başladıklarımız yaptıklarımız olmuş.Asla kelimesine yüklemişiz yalnızlıklarımızı. Bizler neyiz kimiz ? İnsanmıyız yoksa insan bedenine hapis olmuş böceklermiyiz.İnsan olmak konuşmak mı düşünmek mi ? Olması gerekenler neden iyilik olmuş ? Asıl iyilikleri kimler kilitlemiş.Kimler bizim bahçelerimize bekçi dikilmiş ?
Şarkılar mı bizi anlatan olmuş? Başkalarının kelimeleri bizleri nasıl anlata bilir ki. Çok hırsız olmuş bir toplumdan ne bekleye biliriz ki. Tek başına olmak ne güç ne de güçsüzlüktür aslında.Aslında tek kalmama ,mızın nedeni kendimizle yüzleşicek kadar büyümediğimiz için. Nezaman büyümüş olucaz biriyle birlikte oluncamı, yoksa doğum yapıncamı , yoksa ölü olduğumuz anmı büyümüş olacağız bizler.
Bizler kanatlarımızı asla kabul etmemiş kişilere mahkum olduğumuzu ne zaman kabul edip kanatlarımızı arıycaz.Tabi arkanda bıraktığın benliğin hala bıraktığın yerdeyse. Çok sevmişiz hatalarımızı başkalarına yüklemeyi.Çok sevmişiz katili olduğumuz kalbimizi başkasının ellerine atıp sen katilsin demeyi.Aynaya bakmaz olmuşuz göz bebeklerimizle.Korkmuş olduk kendimizden.
Sesiz olmak çaresizlik sayılır olmuş aramızda.Bilinmez ki sesizlik aslında en güzel yetenektir.Bilinmez çünkü onu başkaları karaladı dillerinde.Nasıl olurda bizler yıldızlı gecelere sırt çeviripte arsız gecelere kendimizi hapis etmişiz.Cesaret mi bu sizler için , bu sizler için asıl olan korkaklıkken.Ellerimiz cenneti açıcakken nasıl olurda kirletmeye bu kadar aç ola bilirsiniz.Güneşe nasıl sırt dönersiniz sizler yüzünüzü okşaması varken.Ayaklarınızdaki ceset kırıntılarından nasıl olurda rahatsız olmadan koşmaya çalışırsınız.Bir gece olsun yıldızlara bakmayı ne zaman denediniz ki.Bakmak ve bakmak arasındaki farkı sizler nasılda görmezden gelebildiniz.
Hala saklı kalan benliğinizi aramak için başkalarından yardım almak sizler ne zaman bukadar düştünüz.Nasıl olurda hala ayaktayım diye biliyorsunuz kendinizi daha tanımadan.Yaş değildir bizi olgunlaştıran bizi olgunlaştıran içimizdeki bilmediklerimizi bulmaktır olgunlaşmamızı sağlayan.Dudaklarımız yalana açılmış doğrular bizim için kirlenmek olmuş.Bumu bizi insan kılan sizler için. Konuşmalara aç kalmak bizi yok etmeye başlayan kusurumuz.Geçmişi suçlamak bizim hatalarımız.Beklemek bile asilliğini kaybetmiş zavallı oluşunuzdan.
Rüzgarlara , yağmurlara aç kalmış ruhunuzu kaç kez yok saydınız.Kaç kere sokaklarınızdan gitmeyi istediz.Sizler kaç kere insan olup olmadığınızı sordunuz kendinize.Başkalarına mı düşürdünüz kendinizi konuşmaları için.Beklerken gelmez o bekledikleriniz , beklemek için bir parçanızı korumanız lazımdır.Ama siz parçalarınızı hiç bilemediniz ki koruyabileseniz.Kaldırımlarda yerlerde olan yüzlerin aslında kendi yüzünüz olduğunu bilmediğiniz gibi.Aslında yitirdiğiniz başkaları değil yitirdiğiniz kendinizden başka bişey değil.
Ve şimdi bizler var oluşun kirli parçaları ağır geldiğiniz toprak sizleri ne kadar taşır sorusunu kendinize sormaya başlamanız lazım.Çünkü sırtınızı döndükleriniz artık sizi beklemiyor.Bir gece sesizce sizi alıp götüren arkanızda bıraktığınız dillere döktüğünüz katili olduğunuz hiç görmediğiniz aramaya bile cesaret edemediğiniz benliğinizden başka bişey olmayacaktır.İŞTE TUTUNDUĞUNUZU SANDIĞINIZ YAŞADIĞINIZ HAYAT BUKADAR.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder