Şiddetle başlayan duygular vardır.Asla bizi bırakmayacak olanlara başlangıç gibidir. Ne başlangıç olmuştur neden son olmuştur bu şiddet. Aşk gibi dir ayrılık gibidir ama en zorundan biriside elvada diye bilmektir ona onlara en çokta kendine elvada demek şiddetli başlar ve hiç tükenmeden şiddetle biter.
Bir geceye aç başlamak gibidir o duyguları yaşamak yersin yersin ama doymazsın.Sesizce köşeye çekilip iç çekersin yinede doyamazsın sen o şiddetle maruz kaldığın duygulara.Hiç bilmediklerin diline dökülme şiddetini bastırmaya çalışsan bile sen hala açsındır. Neye açsındır bilmezsin sen bilemezsin sen içindeki acıların şiddetinin verdiği açlığı kendi içinde olsada sen içine yabancısındır.
Şuana kadar seni saran tenin şiddetlidir sıkar seni sıkar sıkar en sonunda kendi şiddetine yenik düşmüşsündür. Sen bunu başkasına yorsanda seni sen bitirmişsindir.Sen kimdin kimlerden geçtin de kendini yok sayabilcek şiddete gebe kaldın.Umut senin için kaçış noktası mı olmuştu anlamını bilmeden sarıldığın.İnandığın neydi kişilerin mi inanışı daha sağlamdı sana anlattıkları , yoksa tanrının verdiklerimi seni inanışa eğdiren.
Şiddet vardır duygularının seni darma duman ettiği.Yıkıp parçaladığın şehirlerin vardır tam ortasında durmuş kendini kendi dikenlerine sararken unutuyorum diye bilmek mi seni tanımlayan. Unuturum dediklerine sırt dönmenin verdiği şiddet seni güçlümü kılıyor sanıyorsun? Avuçlarının terlemesine titreyen bedenin mi senin güçlü olanın.Konuşanları susturmak mı güç yoksa kendi şiddetini terimlemek mi güç ? Şiddet bir güç mü ? Duygumu onu kamçılayan yoksa yerlere attığın gözlerin mi anlamını yitirenlerin?
Şiddetli duygular vardı insanalrın olduğu zamanlar da. Şimdi şiddetli duygulara aç olan yaradılmışlar var insan olmaları için kendilerini arayan.Hala sana aç olan şiddetli duyguların var , yağmur tanelerinde saklı bedenin aç olduğu damlalar varken sen içindeki damlaları nasıl olurda yalnızlığına akıtabilirsin.Gece olunca bişeyler değişirken hala aynı yerde kalıyor olmak mı konuşma hakkını açtı sana.İçinde sesizce hıçkıranı merak etmeyen şimdi kalkıpta şiddetli olan duygulara tecavüz ediyor.
Elleri , ellerin , elleriniz , ellerim aslında bizim asla görmediğimiz çizgilerin yoluna aç olan alanı kaplarken göz bebeklerini nasılda boyamalarına izin verdin , verdik , verdim.
Şiddet vardır bedeni sarsan şiddet vardır bedenleri tutsak eden ama ihanetimize uğramış şiddet vardır ölürken bile açlığımızı bastıramadığımız sonsuzluğu olan o şiddetli ihanete
uğramış duygularımız.Saklı bir yerde duran kendini göre bildiğin an insan , şiddeti yaşadığın an kadın-erkek ve birleştiğin an olmacağınıza daha nekadar sırt döneceksiniz.
Sarman lazım kendini aslında ama hala duygularına sırt dönüpte başkalarına aç kalmak kötü değil mi ? Arkana baktığın zaman titreyen ellerini nasıl saklaya bilceksin gözlerinden veya hislerinden.
Artık bedeninden akan kan değil şiddetli duygularına ihanet eden yalanlarındır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder