Ne kadar yoğunlaşa bilirsin ki birine veya ne kadar kendini ona vere bilirsin ki ? Sözlerin akar gider , o anda kalıcı olsa bile sen o sözleri önemli saysan bile onlar unutulup gidicek. Birine ne kadar önem verirsen ver o yinede gidicek. Tipik sözler vardır gitmeyle ilgili sende mi tipik ayrılıklardansın artık yoksa olması gerektiği için olduğunu kavraya bilcek kadar başın dik mi ?
Titreyen ruhun mu bedenin mi ? Her zaman çığlıklarla devam eder haldeyiz bizler her zaman ağlamak veya ağlamamak arasında sıkışıp kalıyoruz. Duygu patlaması yaşıyormuyduk kirlenmemiş duygun kaldı mı ki.
Her zaman başlangıç ve bitiş arasında mesafe vardır mutlaka o arayı kapatmakla yükümlüsün. Gözlerinden akıp gitse de, seni dağıtsada ,sana tecavüz bile etse sen bu sona gitmek zorundasın. Tamamlanman lazım ki tekrar başlaya bilesin. O kadar fazla kirlenmiş bir kentin içindeyiz ki ne tarafa nasıl bakman gerektiğini bilemiyorsun. Çok fazla kalabalık alanda olsanda görmek istediğin yok ise orda sen artık hiç bir şey göremezsin. Kalabalıklar arasında kör oluşunun doğumu kutlu olsun insan. Kutlu olsun hiçliğin ve cehennem ateşi sarsın ruhunu sen kör halinle bedenini kirletirken ruhun yaksın teninden akanları.
Gözlerin den akıp giden o anın bıraktığı kalıntılar. Ticaret yapılan kentin içinde ya bedenini satarak yaşarsın yada ruhunu kilitleyip bacaklarını açarak. Sözlerin yüceliği almış başını gitmiş ve geriye kalan kirlenmiş dudaklardan dökülenler olmuş.Güzel hiç bir şeyin farkında olmayan o güzel insanlar yüzlerinizi nerede unuttuğunuzu hatırlayın. Mezarlar sadece bedenlerin mekanı olarak kalmadı yüzlerinizi de gömdünüz sizler artık. Sizler artık ne gitmeyi , ne ruhunuzu korumayı nede insan olmayı bilemediniz.
Yüzsüz fahişeler kentine hoş geldiniz oyun için şimdi hazırmısınız ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder